Nekromani, Abdulhamid ve öküzler

Klasik psikolojide nekromani, zihnin sürekli ölmüş kişilerle meşgul olmasıdır. Bir manada ölü sevicilik ön evresi. İlerleyen ritüel durumlarında ise iş farklılaşıyor. Gizemciliğin vardığı garip kültlerden biri de nekromani. Ölüleri öteki dünyadan çağırma yeniden diriltme olarak biliniyor. Ölülerin bu çağrıya cevap verip vermediği ise kimsenin ilgi alanında değil. Araştırmacı gazetecilik gereği birkaç mezarlık görevlisine sordum. "Gidip geri gelen görmedik abi" dediler.

Allah büyük.

Neyse, mevzu sosyal medya fetvalarına meyletmeden konumuza dönelim.

Nekromani kültünün memlekette son dönemde çok revaçta olduğu ortada. Durmadan Abdülhamid anılıyor, ritüellerle adeta çağırılıyor, hilafet vurgusu yapılıyor. Abdülhamid'in de bu çağrılara, diğerleri gibi (Ör. Atatürk) cevap vermediği aşikâr. Belki de ona yeniden biçilen beden Abdülhamid'e dar geliyordur; kim bilir!

Allah Âlimdir.

Bu zihin tablosuna baktığımızda Türkiye'nin tüm çizgilerinin kübik bir bozulma yaşayarak renksizleştiği bir evredeyiz. Her yapılan açıklamanın stratejik varsayıldığı bir travma hali egemen. Komploculuğun aklayamayacağı hata yoktur nasılsa. Bu kullanışlılık sayesinde geçmiş tüm hariciye hatalarını ilerleyen yıllarda komplolar ile temize çekeceğini düşünen bir yönetim aklımız var.

Efendime söyleyeyim konu esasen şöyle bir şey: Picasso Guernica'yı resmettiğinde resme konu olan bölgede hiç savaşçı yoktu. Guernica stratejik bir yer de değildi – Halep kuzeyindeki Çobanbey gibi. Ama İspanyol diktatörlüğü Alman ve İtalyan uçakları ile iç savaştaki düşmanlarına karşı acımasız bir tutumla yaklaşıp bölgeyi bombaladı. Öküzler dahil neredeyse her canlı öldü.

Yıllar sonra Picasso'nun İspanyol Guernica'sının karşısına geçen belki de binlerce kişi resmin öyküsünden habersiz öküz başının oradaki konumu üzerine alakasız yüzbinlerce yorum yaptılar. "Aslına bakarsanız burada Picasso, kadın bedeninin estetik yansıması olan yüzü acı ile haykırır şekilde öküze doğru çizerek Nazım'a atıf yapmış bence" gibi milyon tane saçmalık işte.

Hariciyemizin de durumu bu. Ölü çağırma propagandaları, dünyanın ikinci dünya savaşı ile terk ettiği liberal uluslararası ilişkiler siyaseti ve Ortadoğu'daki tablonun hikayesinden bihaber bir yönetim aklının saçmalıkları ile dolu.

Yani konu aslında Abdülhamid'in ruhu ve komplolar değil. Tablonun hikayesinden bihaber öküzler.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YORUM YAZ