Kamuoyunda Abdullah Çakıroğlu bilmecesi

Otobüste Ayşegül Terzi'ye tekme atan Abdullah Çakıroğlu'nun davası yılan hikayesine dönmüş durumda.

EYLEM | HABER MERKEZİ
PINAR HİLAL BALTA

Hemşire Ayşegül Terzi'ye otobüste yolculuk yaptığı sırada tekme atan saldırgan Abdullah Çakıroğlu, dün çıkarıldığı mahkemede serbest bırakıldı. Hemen ardından Başsavcılık karara itiraz etti. Bugün ise Çakıroğlu için tekrar yakalama kararı çıkartıldı.

NELER YAŞANMIŞTI?

İstanbul Maslak'ta bir otobüste yolculuk yapan Hemşire Ayşegül Terzi'ye tekme atan Abdullah Çakıroğlu, Terzi'nin şikâyeti üzerine harekete geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekiplerince gözaltına alınmıştı. Çakıroğlu ifadesinde, "Ben psikolojik tedavi görüyorum. Bir anda istem dışı tekme attım" demişti.

Asayiş Şube Müdürlüğü'nden çıkarıldığı sırada basın mensuplarının sorularını "Arkadaşlar herşey kontrol altında... Sıkıntı yok, gerekli izahatları yapacağım... Vandalların saldırısına uğradım, 20 tane solcu terörist bana saldırdı. Her şey İslam hukukuna göre oldu. Vandalların saldırısına uğradım, 20 tane solcu terörist bana saldırdı. Her şey İslam hukukuna göre oldu" diyerek yanıtlayan Abdullah Çakıroğlu, Kartal'daki Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Burada serbest bırakılmıştı. Terzi, Çakıroğlu'nun serbest bırakıldığını öğrendiğinde sinir krizi geçirmişti.

İLK DURULMADA NELER SÖYLEMİŞTİ?

Saldırganın ilk duruşmadaki ifadeleri şu şekildeydi:

"Psikolojik rahatsızlığım var. Ege'de bir hocaya gittim ama hangi il olduğunu hatırlamıyorum. Bana ilaçlar verdi. 1.5 yıl iyiydim ama daha sonra rahatsızlığım yine nüksetti. Olay da bu sırada gerçekleşti.

Oturuşu müstehcendi. Kendisine doğru oturmasını söyledim. Yüzüyle bana sana ne gibi bir işaret yaptı. Önüme döndüm ama hazmedemedim. İstem dışı bir reflekste bulundum. Yaptığımı doğru bulmuyorum ama bayanın oturuşunu da doğru bulmuyorum.

Erenköy Ruh ve Sinir hastalıkları Hastanesi'nde iki hafta tedavi gördüm.

İzmit bölgesinde de bir hocaya gittim. Orada beni okudular. Cinler musallat olmuş bana öyle dediler.

Benim vuruşum orta halli bir vuruştu. Spor ayakkabılarım esnekti. Darp raporunu abartılı buluyorum. Ben orada genelkurmay başkanı olduğumu söyledim. Hasta olduğumun en büyük delili budur."

AYŞEGÜL TERZİ'NİN İLK DURUŞMADAKİ İFADESİ

Terzi şunları söylemişti:

"Paraya ihtiyacım vardı, o yüzden de kendime bayramda nöbet yazdırmıştım. Gece nöbetini tamamlandıktan sonra babama gitmek için otobüse bindim. Otobüste boş koltukta, ters oturdum. Üzerimde sivil kıyafetim vardı. Müzik dinliyordum. Otobüste telefonla bayramlaştığım sırada yüzüme birden tekme attı. Ne olup bittiğini anlamadım. Sonrasını hatırlamıyorum, kendime geldiğimde hastanedeydim. Ağzından çıkan sözleri anımsamıyorum. Elimdeki poşetleri bacağımın üzerine koydum. Bacağım kapalıydı. Karakolda söylediklerim tam yazılmadı. Ardından kendi çalıştığım hastaneye gittim. Başımdan darbe aldığımı, kafamın şiştiğini söylediler. Ağzımın içinde kanamalı yaralar vardı. Canım çok yanıyordu. Yaptığı eylemi dine bağlamasını doğru bulmuyor ve kabul etmiyorum. Evlerimiz birbirine çok yakın. Bana bunu tekrar yapmasından korkuyorum. Serbest bırakılmasından korkuyorum."

Kamuoyunun dikkatle takip ettiği olayda 18 Eylül akşamı saldırgan için "Halkı kin ve düşmanlığa teşvit etmek" suçlamasıyla ile tekrar yakalama kararı çıkartılmış ve gözaltına alınmıştı. 19 Eylül sabahı ise adliyeye sevk edilmişti. Çakıroğlu için tutuklama talep ediliyordu.

Fakat yargı sistemimiz, bu olayı bir yaralama kapsmaında değerlendiriyordu ve "tutuksuzluk" kararı verilmesi de ihtimal dahilindeydi.

ADALET BAKANLIĞI BİR DÜZENLEME YAPTI

Adalet Bakanlığı, hemşire Ayşegül Terzi'nin kafasına tekme atan ve ilk ifadesinde bunu "şort giydiği için yaptığını" söyleyen Abdullah Çakıroğlu davasından hareket ile yeni bir düzenleme yaptı. Buna göre "vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar" "tutuklama yapılamaz suçlar" arasından çıkarıldı. Artık Ayşegül Terzi vb vakalarda zanlıya ilk ifade sonrası tutuklama verilebilecek.

19 Eylül günü bu düzenleme ile tutuklanan Çakıroğlu, o günden sonra ilk mahkemesine dün (27 Ekim) çıktı. Çakıroğlu duruşmada "Hastayım ben zaten, ayakkabımın altı yumuşaktı, 'Genelkurmay Başkanıyım' diye bağırdım. Bu ifadem hasta olduğumun en büyük kanıtıdır" ifadeleriyle tepki toplamıştı.

Bu duruşmada serbest bırakılma kararı verildi. Anadolu Cumhuriyet Başsavcısı Fehmi Tosun'un talimatı üzerine harekete geçen Başsavcı vekili Abdurrahman Üşenmez, Çakıroğlu'nun yeniden tutuklanmasını talep etmişti. Bugün Çakıroğlu için tekrar yakalama kararı çıkartıldı.

ÇAKIROĞLU HASTA MI?

Yakalandığı günden bu yana hast aolduğunu savunan Abdullah Çakıroğlu'nun hastaneye götürülüp götürülmediği, cezai ehliyeti olup olmadığı veya hastalık konusunda yalan söyleyip söylemediği bilinmiyor.

DAVA NEDEN YILAN HİKAYESİNE DÖNDÜ?

Söz konusu dava için olayın yaşandığı günden beri kamuoyunda ciddi bir hassasiyet oluştu. Toplumu sarsan ve sonucu merakla takip edilen bu olayda Abdullah Çakıroğlu nasıl serbest bırakılabiliyor?

Çakıroğlu gerçekten hasta ise neden, ne olduğuna dair kapsamlı bir tetkikten geçirilmiyor? Geçirildiyse konu neden bir yetkili tarafından kamuoyuna açıklanmıyor?

Tutuklamalar, tahliyeler, ardından gelen tutuklama talepleri ile Hemşire Ayşegül Terzi'nin ne kadar yıprandığı ve kamuoyundaki hassasiyetin nasıl "kaşındığı" yeterince ortada.

Çakıroğlu'nun serbest bırakıldığı duruşmada tedirgin halleri ile dikkat çeken Ayşegül Terzi avukatlarının arkasında durarak ifade vermeyi tercih etti. Tezi konuşurken Çakıroğlu'nun lafa karışması ile ağlamaya başladı. Salonda da bir çok insan ağladı.

Bu işi yılan hikayesine çeviren yargı ve yetkililer, Ayşegül Terzi'nin ne kadar etkilendiğini verdiği şu ifadelerden rahatlıkla anlayabilir:

"Sanık evime çok yakın oturuyor, serbest bırakırsanız bunu bana tekrar yapabileceğini düşünüyorum..."


0 Yorum

Yorum Yap